Risk Değerlendirmesi Neden Kâğıt Üzerinde Kalıyor?

Organize Medikal OSGB - İşe Giriş Tetkikleri

Risk Değerlendirmesi Neden Kâğıt Üzerinde Kalıyor?

İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının temel taşlarından biri risk değerlendirmesidir. İşyerindeki tehlikelerin belirlenmesi, risklerin analiz edilmesi ve gerekli önlemlerin planlanması; güvenli bir çalışma ortamı oluşturmanın ilk adımlarındandır.

Ancak uygulamada sık karşılaşılan önemli bir problem vardır:

Risk değerlendirmesi hazırlanıyor, fakat sahada uygulanmıyor.

Dosyada bulunan onlarca sayfalık risk değerlendirmesi, çalışanların karşı karşıya olduğu gerçek tehlikeleri ortadan kaldırmadığı sürece yalnızca bir dokümandan ibarettir. Çünkü İSG açısından asıl başarı, riski tespit etmek değil, tespit edilen riski kontrol altına almak ve mümkünse ortadan kaldırmaktır.

Risk değerlendirmesi neden hazırlanıyor?

Bazı işyerlerinde risk değerlendirmesi, öncelikle yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gereken bir evrak olarak görülmektedir.

Bu yaklaşım, risk değerlendirmesinin gerçek amacının önüne geçebilir.

Risk değerlendirmesi;

  • İşyerindeki tehlikeleri görmek,
  • Riskleri önceliklendirmek,
  • Alınması gereken önlemleri belirlemek,
  • Sorumluları ve terminleri tanımlamak,
  • Alınan önlemlerin etkinliğini takip etmek

için kullanılan dinamik bir yönetim aracıdır.

Dolayısıyla risk değerlendirmesinin hazırlanması sürecin sonu değil, aslında başlangıcıdır.

Kâğıt üzerinde düşük risk, sahada düşük risk anlamına gelmez

Bir risk değerlendirmesinde bir tehlikenin karşısına “önlem alınmıştır” yazılması, o tehlikenin gerçekten kontrol altında olduğu anlamına gelmez.

Örneğin bir makinenin hareketli aksamına karşı koruyucu bulunması gerektiği risk değerlendirmesinde belirtilmiş olabilir. Ancak sahada koruyucu sökülmüşse veya çalışanlar tarafından devre dışı bırakılıyorsa, dokümanda yazan kontrol önleminin herhangi bir koruyucu değeri yoktur.

Aynı durum;

  • Elektrik panoları,
  • Yangın söndürücüler,
  • Acil çıkış yolları,
  • Makine koruyucuları,
  • Kişisel koruyucu donanımlar,
  • Kimyasal depolama alanları,
  • Ergonomik çalışma koşulları

gibi birçok konuda görülebilir.

Risk değerlendirmesinde yazan ile sahada gerçekleşen aynı değilse, gerçek risk sahadakidir.

“Mevcut durum” gerçekten mevcut mu?

Risk değerlendirmelerinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri de mevcut durum bilgisidir.

“Çalışanlara eğitim verilmektedir.”

“KKD kullanımı sağlanmaktadır.”

“Makine koruyucuları bulunmaktadır.”

“Yangın ekipmanlarının kontrolleri yapılmaktadır.”

Bu ifadelerin risk değerlendirmesinde yer alması tek başına yeterli değildir.

Asıl soru şudur:

Gerçekten uygulanıyor mu?

Çalışana KKD teslim edilmiş olabilir. Fakat çalışan uygun KKD'yi kullanmıyorsa risk devam eder.

Eğitim verilmiş olabilir. Fakat eğitim sonrasında çalışma yöntemi değişmemişse risk devam eder.

Makine koruyucusu takılmış olabilir. Fakat çalışan üretimi hızlandırmak amacıyla koruyucuyu devre dışı bırakıyorsa risk devam eder.

Bu nedenle risk değerlendirmesi hazırlanırken yalnızca “ne olması gerektiğine” değil, “sahada gerçekte ne olduğuna” bakılması gerekir.

Risk değerlendirmesi neden uygulanmıyor?

Risk değerlendirmesinin kâğıt üzerinde kalmasının birçok nedeni olabilir.

1. İSG sadece dokümantasyon olarak görülüyor

İSG yönetiminin yalnızca evrak hazırlamak, imza almak ve dosya oluşturmak olarak görülmesi en önemli sorunlardan biridir.

Dokümanlar gereklidir ancak dokümanların amacı güvenli çalışma koşullarının oluşturulmasıdır.

2. Belirlenen önlemlerin sorumlusu belli değildir

Risk değerlendirmesinde bir önlem belirlenmiş ancak bu önlemin kim tarafından, ne zaman ve hangi kaynakla gerçekleştirileceği tanımlanmamışsa uygulanma ihtimali azalır.

Bir önlemin gerçekten hayata geçmesi için sorumlu, termin ve takip mekanizması bulunmalıdır.

3. Önceliklendirme yapılmıyor

Her risk aynı öncelikte değildir.

Özellikle ciddi yaralanma veya ölüm potansiyeli bulunan riskler bekletilmeden ele alınmalıdır.

Risk puanları yalnızca tabloda bulunan sayılar olarak değil, yönetim kararlarının alınmasını sağlayan göstergeler olarak değerlendirilmelidir.

4. Saha denetimleri yetersiz kalıyor

Risk değerlendirmesi hazırlanıp dosyaya kaldırıldığında zaman içerisinde çalışma koşulları değişebilir.

Yeni makine alınabilir, çalışan sayısı değişebilir, üretim yöntemi değişebilir veya daha önce alınmış bir önlem zaman içerisinde işlevini kaybedebilir.

Bu nedenle risk değerlendirmesi ile saha arasında sürekli bir iletişim kurulmalıdır.

Risk değerlendirmesi yaşayan bir doküman olmalıdır

İyi hazırlanmış bir risk değerlendirmesi yalnızca bir kez hazırlanıp arşive kaldırılan bir belge değildir.

İşyeri değiştikçe riskler de değişebilir.

Yeni bir makinenin kurulması, üretim prosesinin değişmesi, yeni bir kimyasalın kullanılmaya başlanması, iş kazası meydana gelmesi veya ramak kala olayların artması risk değerlendirmesinin yeniden ele alınmasını gerektirebilir.

Bu nedenle risk değerlendirmesi yaşayan bir doküman olarak ele alınmalıdır.

Sahadan gelen bilgiler risk değerlendirmesine yansıtılmalı, alınan önlemler kontrol edilmeli ve gerekli durumlarda risk puanları yeniden değerlendirilmelidir.

Ramak kala olaylar önemli bir uyarıdır

Bir işyerinde herhangi bir yaralanma meydana gelmemiş olması, işyerinin risksiz olduğu anlamına gelmez.

Örneğin bir çalışanın üzerine malzeme düşmek üzereyken kimsenin yaralanmaması bir “şans” olabilir. Bu olay aynı şekilde tekrarlandığında sonuç çok daha ciddi olabilir.

Ramak kala olaylar, meydana gelebilecek kazaların önceden görülebilmesini sağlayan önemli göstergelerdir.

Bu nedenle;

“Kimseye bir şey olmadı.”

ifadesi bir kontrol yöntemi değildir.

Asıl soru:

“Bir sonraki olayda ne olabilir?”

olmalıdır.

İSG uzmanının önerisi, yönetimin kararı ve sahanın uygulaması

Risk değerlendirmesinin başarılı olabilmesi için farklı tarafların birlikte hareket etmesi gerekir.

İSG profesyoneli tehlikeleri ve riskleri belirleyebilir, teknik öneriler sunabilir ve süreci takip edebilir.

Ancak risklerin ortadan kaldırılması çoğu zaman yönetimin kararlarını ve kaynaklarını gerektirir.

Çalışanların da belirlenen güvenli çalışma yöntemlerine uyması ve sahadaki uygunsuzlukları bildirmesi gerekir.

Dolayısıyla gerçek anlamda İSG;

İSG uzmanı + yönetim + çalışan + saha uygulaması

birlikteliğiyle ortaya çıkar.

“Önlem alındı” demek yeterli değil

Bir risk için önlem belirlendiğinde süreç tamamlanmış sayılmamalıdır.

Örneğin:

Risk: Makinenin hareketli aksamına erişim nedeniyle yaralanma riski.

Önlem: Makine koruyucusu yapılacak.

Burada önemli olan yalnızca koruyucunun yapılması değildir.

Sonrasında şu sorular sorulmalıdır:

  • Koruyucu gerçekten yapıldı mı?
  • Uygun teknik özellikte mi?
  • Çalışan erişimini gerçekten engelliyor mu?
  • Kolayca devre dışı bırakılabiliyor mu?
  • Çalışanlar koruyucuyu kullanıyor mu?
  • Periyodik olarak kontrol ediliyor mu?

İşte bu noktada risk değerlendirmesi “evrak” olmaktan çıkar ve sahada kullanılan bir yönetim aracına dönüşür.

Gerçek başarı risk puanını düşürmektir

Risk değerlendirmesinde yüksek bir risk puanı tespit etmek aslında başarısızlık değildir.

Tam tersine, tehlikenin fark edilmiş olması önemli bir adımdır.

Asıl başarısızlık, yüksek riskin tespit edilmesine rağmen herhangi bir önlem alınmamasıdır.

İSG açısından hedef;

“Risk değerlendirmesinde risk bulundu.”

demek değil,

“Risk tespit edildi, önlem alındı ve risk kabul edilebilir seviyeye indirildi.”

diyebilmektir.

Bu nedenle risk değerlendirmesinin başarısı sayfa sayısıyla, dokümanın kalınlığıyla veya kaç adet risk tanımlandığıyla ölçülmemelidir.

Başarı;

kaç riskin gerçekten kontrol altına alındığıyla ölçülmelidir.

Sonuç: Risk değerlendirmesi dosyada değil, sahada yaşamalıdır

Risk değerlendirmesi işyerinin İSG hafızasıdır. Ancak bu hafıza yalnızca bilgisayarda veya klasörde bulunuyorsa çalışanları koruyamaz.

Hazırlanan her risk maddesi sahada karşılığını bulmalıdır.

Belirlenen her önlem için sorumluluk oluşturulmalı, termin belirlenmeli, uygulama takip edilmeli ve sonuç kontrol edilmelidir.

Çünkü iş sağlığı ve güvenliğinde gerçek başarı;

tehlikeyi yazmak değil, tehlikeyi ortadan kaldırmaktır.

Bir risk değerlendirmesinin gerçekten başarılı olup olmadığını anlamanın en basit yolu ise dosyaya bakmak değil, sahaya çıkmaktır.

Çünkü bazen en kapsamlı risk değerlendirmesi bile sahada tek bir makine koruyucusu kadar etkili olmayabilir.

İSG evrakla başlar, uygulamayla anlam kazanır.